![]() |
BİRLEŞİK METAL-İŞ Ekim 2004 |
|
Kıdem Tazminatıma Dokundurtmam Sermaye ve siyasal iktidar, 1936 yılından günümüze değin 68 yıllık kazanılmış bir hak olan KIDEM TAZMİNATI üzerinde HESAP yapmaya devam ediyor. İşsizlik Sigortası ve İş Güvencesinin hukukumuza girmesi ile birlikte sermaye örgütleri kıdem tazminatını HEDEF yaptı. 22.05 2003 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu çıkartıldığında eklenen geçici 6. madde; “Kıdem tazminatı için bir fon kurulur” ifadesi ile Kıdem Tazminatı Fonu’na yasal bir gereklilik niteliği kazandırmıştı. SERMAYE ÖRGÜTLERİ NE İSTİYOR? Sermaye örgütleri kimi Avrupa ülkelerini örnek göstererek “ülkemizdeki gibi” bir kıdem tazminatı uygulamasının bulunmadığı gerekçesi ile kıdem tazminatının bir fona devredilerek 15 gün ile sınırlandırılmasını talep ediyor. Daha da ileri giderek, kıdem tazminatının istihdamı arttırmanın ve dolaysıyla işsizliği azaltmanın önünde engel (?) olduğunu da ileri sürmektedirler. Siyasal iktidarın da 2005 Bütçesi hazırlıklarını yaptığı bugünlerde, işveren örgütlerinin ısrarla ileri sürdükleri “istihdam üzerinde yeni yük yaratmayacak tedbirleri almayı” ilkesel bir yaklaşım olarak benimsemiş olduğu anlaşılıyor. Buna karşın; başta DİSK’in bir dizi eylem ve etkinlikle ileri sürdüğü istemleri ile, KESK’in önderliğini yaptığı kamu çalışanlarının ekonomik ve demokratik taleplerinin siyasal iktidar tarafından önemsenmemesi acı bir gerçekliktir. Bunca duyarsızlığa karşın Konfederasyonumuz DİSK’in 4 ay süren kampanya boyunca uyardığı, “Kıdem Tazminatı Fonu Yasa Tasarısı’nın gündem dışına çıkarılması talebi” dikkate alınmayınca, bu duyarsızlık protesto edilerek Çalışma Meclisi terk edilmiştir. Protesto etkili olmuş DİSK’in uyarısı dikkate alınarak tasarı gündemden çıkarılmıştır. Ancak bu; kalıcı değil “şimdilik kaydı ile” elde edilmiş bir gelişmedir. Kesin ve kalıcı başarı ise, tüm emekçilerin güç birliği ve mücadelesi ile sağlanabilir. SERMAYENİN VE TASARININ TEZLERİ DOĞRU MU? Peki, sermaye çevrelerinin ve Tasarının tez ve iddiaları doğru mu? Ülkemizde uygulandığı biçimi ile işsizlik sigortası gerçek bir güvence mi? Yine ülkemizde uygulandığı biçimi ile, iş güvencesi gerçek bir güvence sağlıyor mu? İşten atılan on binlerce emekçinin kaçı işsizlik fonundan yararlanabiliyor? İş Güvencesi Yasası çıkmış olmasına rağmen işverenler sendikalaşma hakkını kullanan emekçileri yasa, nizam, kural, hukuk tanımaksızın işten atmayı sürdürüyorlar. O halde kıdem tazminatı, işçilerin tek gerçek güvencesi olmayı sürdürmektedir. Öte yandan Kıdem Tazminatı Fonu Tasarısı’nda ileri sürülen kimi gerekçeler ise artık inandırıcı olmaktan çıkmıştır. Şöyle ki:
DİSK NE DİYOR? DİSK Başkanlar Kurulu; “mevcut hakları zayıflatmayı öngören bir düzenlemeyi kabul etmeyeceklerini” açıkladı. DİSK, görüş ve önerilerini, başta TBMM Başkanlığı olmak üzere tüm ilgili kurumlara ulaştırdı. Basın toplantıları, Bölge Çalışma Müdürlükleri önünde eylemler, yürüyüşler ve mitinglerin tamamı bu amaçla gerçekleştirildi. 10 Ekim 2004 tarihinde Ankara’da yapılan DİSK Genişletilmiş Başkanlar Kurulu’nda, yapılan eylem ve etkinliklerin çeşitlendirilerek daha kitlesel biçimde hayata geçirilmesi hususunda ortak irade; oybirliği biçiminde ortaya çıkmıştır. Sendikamız da; konfederasyonumuz DİSK önderliğinde yürütülen faaliyetlere ve alınan kararlara her zamanki gibi kitlesel bir örgütlülük ve disiplin içinde katılacaktır. Havalar soğuyor ama meydanlar kıdem tazminatı, çalışma yasaları, özel kesim toplu iş sözleşmeleri ve kamu kesimi toplu görüşmeler sürecinin “davet ettiği” eylemler ile yani; hak ve özgürlük mücadelesi ile daha da ısınacak gibi görünüyor...
Genel Yönetim Kurulu
(Birleşik Metal-İş Gazetesi, Sayı 164'ten) |