amblem

BİRLEŞİK METAL-İŞ

Mart 2005

 

Metal işçisi ne diyor?

Günlerce gazetelerde tartışılan bu konuda üyelerimizin görüşlerini aldık.

CANER ÖCAL (Yücel Boru):

Bu anket sonuçlarını ciddiye almıyorum. Ben kişi olarak mutlu değilim.
İnsanların mutlu olması için gelir seviyesinin daha yüksek olması, en azından yaşadığı hayattan zevk alması ve gelecek güvencesinin olması lazım.
Anketi DİE’de yapmış olsa da söylenecek tek sözüm var. Ciddiyetsizlik, gerçekleri yansıtmıyor.

ÖMER KARA (Sarkuysan):

Ülke olarak en büyük sorunumuzun büyük bir işsiz kitlesinin oluşturduğunu düşünüyorum.
Bizler sendikalı olarak büyük bir işyerinde çalışmamıza rağmen geleceğe güvenle bakamıyoruz. 5 yaşında bir kızım var bugünden onun geleceği için kaygılıyım.
Bu gidişle de fazla bir şeyin değişeceğini göremediğim için de umutsuzum.

MUSTAFA EKİNCİ (Akkardan):

Öncelikle mutluluk nedir diye sormak gerekiyor. Kimine göre mutluluk; çok para demek, kimine göre doğan güneşe gülümseyebilmek demektir. Koşullar ne kadar kötü olursa olsun ben mutluyum, gelecekten umutluyum. Zaten gelecekten umudum olmasa o zaman yaşamın anlamı olmazdı. Bugün özlediğimiz yaşam şartları istediğimiz düzeyde değil ama herşeyin daha iyi olmasının yolu mücadele etmekten geçiyor diye düşünüyorum.

ALTIOK SENEM (Kroman Çelik):

Şu anda bir işim var ve çalışıyorum dersem mutlu olmam lazım ama mutlu değilim aslında.
Ülkemizde 10 milyon insandan fazla işsiz var. Şu an benim işimin olması fazla bir şeyi değiştirmiyor.
Çevremde büyük bir yoksulluk ve çaresizlik içinde insanları gördüğüm zaman ben nasıl mutlu olabilirim.

TUFAN BOZKURT (Makine Takım):

Geçim standartlarının bugünkü şartlarında mutlu olunamaz ama mutluluk sadece maddiyatla da açıklanamaz. Bir insan eşini, çocuğunu gördüğü zaman da mutlu olabilir. Mutluluğa hangi açıdan baktığınız önemlidir.
İnsanımız elinde olanla yetindiği için şükür ediyor. Ben de bugünüme şükür diyorum. Ama olmayınca hep birlikte mücadele ederek kazanacağız.

GALİP OKUTAN (Akkardan):

Bu anket sonuçları, Türk milletinin iyimser halinden yani bugünüme şükür anlayışından kaynaklanıyor.
Gerçekten gelecekten umutsuzum, hep işçilere belli vaatlerde bulunarak gelen hükümetler, tam tersini yapıyorlar, işçileri düşünen yok. Herkes sütün kaymağını en kısa yoldan elde etmeye çalışıyorlar. Türkiye’de zengin ve fakir arasında büyük bir uçurum var, bir tarafta lüks yaşam diğer tarafta açlık sınırında bir yaşam.

AŞKIN BALIKÇI (Sarkuysan):

Mutluluk çok genel bir tanım. Umutsuz olmamak gerekiyor. Umutsuzluk kötü bir duygu. Birşeyler adına mücadele vereceksin ki geleceğe umutla bakacaksın. Umutsuz bakarsan mücadele veremezsin. Gelecekte daha koşullar da yaşamak için umutlu olmak ve mücadele etmek gerekiyor. Her şey para ile ölçülemez ama asgari de olsa insan gibi yaşamak her insanın da hakkıdır diye düşünüyorum.

SEDAT KAMİLOĞLU (Sarkuysan):

Mutsuzluk oranın büyük çoğunluğunu üniversite mezunlarının oluşturduğunu biliyorum. Üniversiteyi bitirdiklerinde kravatı takıp iş bulacaklarını düşünüyorlar. İnsanımız elini taşın altına koymak istemiyor, hep hazıra konmaya çalışıyor.
Mutlu olmamız için insanca yaşamamız gerekiyor. İnsan gibi yaşayabilmek için de emeğimizin karşılığını almamız gerekiyor. Bugün bu ülkede asgari ücret bu sefalet koşullarında ise mutlu olması beklenemez.

MUHAMMET BEKÇİ (Şahin Motor):

Ankette insanlara neden mutlu oldukları sorusu soruldu mu acaba? Ben mutlu muyum değil miyim diye sorarsanız olaya şöyle bakarım; ülkemde yaşadığım için mutluyum. Gelecekten umutlu musun? Hayır değilim. Bu anlamda da biraz geleceği karanlık görüyorum.
Mutsuz sayısının daha yüksek çıkması gerektiğini düşünüyorum. Bugün ülkemizde büyük çoğunluk asgari ücret seviyesinin altında yaşama çalışıyor. Sadece zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar, sağlığa, eğitime para ayıramıyorlar.

YÜKSEL HARMANLI (Areva):

Orta seviyede gelirle, maddi anlamda büyük sıkıntılar çekmiyorum ama bu de ataerkil bir aileden gelmiş olmamızdan kaynaklanıyor. Aile bir şekilde birbiri ile dayanışma içinde oluyor. Mutlu olabilmem için tüm insanların eşit şekilde sosyal olanaklardan yararlanması gerekiyor. Eğitim sistemimizde çok büyük dengesizlikler, zengin ve fakir ayrımı var. Ben üniversiteyi kazandığım halde okuyamadım. Bir insanın mutlu olabilmesi için kendisinin, ailesinin ve çocuklarının geleceğini net bir şekilde görebilmesi gerekiyor.

 

(Birleşik Metal-İş Gazetesi, Sayı 167'den)