amblem

BİRLEŞİK METAL-İŞ

Mart 2005

 

Nemalar kredi olarak veriliyor

El koyma fonu

Ücret ve maaşları ile geçinenlerin tasarruf etmesi gerektiğine yüce devlet büyükleri tarafından karar verildiğinde yıl 1988 idi. Oysa onlar, ücretlerinden kesinti yapılmasını değil, ücretlerinin artırılmasını istiyorlardı. Çünkü 12 Eylül askeri darbesi ile birlikte tümünün gelirleri olağanüstü düzeylerde geriletilmişti.

Ancak sermayedar sınıf ve siyasal iktidarlara bu yetmiyordu. Ülkenin bütün kaynaklarını en düşük maliyetlerle kullanarak, sermaye birikimini güvence altına almaya çalışan sermayedar sınıf, işçi ve memurların gelirlerinden yapılacak kesintileri ucuz kredi olarak kullanmanın farklı yöntemlerini geliştirmişti. Tasarruf Teşvik Fonu, Konut Fonu vb. uygulamalar sermayenin bu ihtiyacını karşılamak üzere geliştirilmişti. Diğer taraftan bu fonlar, bütçenin gizli ve denetimsiz kaynakları olarak çok sayıda siyasal amaç için kullanılmıştı.

Fon’un kaynaklarının hak sahiplerine dağıtılacağı gün yaklaştıkça, siyasal iktidarları ve bürokratları bir endişe almıştı. Kağıt üzerinde katrilyonlara ulaşan fon, gerçekte yoktu ve ödeme yapılamayacağı ortaya çıkmıştı.

İşçiler ve kamu çalışanları haklı olarak, fonda biriken paranın kendilerine bir defada ödenmesi gerektiğini söylüyorlardı. Ancak, çalışanları emirle tasarrufa zorlayanlar, açıkladıkları ödeme planında 2003 Martında ana paraların ödenmesi ve 2006 Haziranına kadar 10 eşit taksitte nemaların ödenmesini karar altına alıyorlardı.

Taksitlendirme seçeneğini dayatanlar, şimdi fonun tamamını ödememenin yeni bir yolunu buldular. Hak sahiplerinin fonda biriken paralarını isteyen olursa düşük faizli tüketici kredisi olarak bir seferde ödeyeceklerdi.

Aslında yapılan, insanlara kendi parasını faiz keserek ödemekten başka bir şey değil. Zorla tasarruf ettirilen milyonların tasarruflarına kendi rızalarıyla el konulmaya çalışılıyor.

Yapılan hesaplamalara göre, asgari bir taksit tutarı devletin elinde kalmış oluyor. Diyelim ki fonda 2 milyar 124 milyon TL. (2.124-YTL) si olan bir çalışan, bireysel kredi olarak kullanma tercihini kullandı. Bu çalışana kredi olarak verilen miktar 1 milyar 690 milyon TL. (1.690 YTL.). Dolayısıyla bu çalışanın birikmiş fonunun tam olarak yüzde 20’si olan 434-YTL’ye kendi rızasıyla el konulmuş oluyor.

Çalışanları ücret ve maaşlarından yaptıkları kesintilere faiz uygulayarak tasarrufa zorlayanlar, günü geldiğinde bu tasarrufları faiz karşılığı çalışanlara veriyorlar. Çalışanlar da kendi paralarını borç olarak almanın “memnuniyetiyle” yaşamaya devam ediyorlar.

 

(Birleşik Metal-İş Gazetesi, Sayı 167'den)