![]() |
BİRLEŞİK METAL-İŞ Nisan 2005 |
|
DÜNYA’DAN “Kaderimiz böyle” mi?
Gerek bizim kendi deneyimlerimiz ve gerekse uluslararası alanda mücadele eden işçi ve emekçilerin deneyimleri, yukarıda konu başlığı yaptığımız bu ünlü deyimi hep haklı çıkarmıştır. Sermayenin hem uluslararası alanda ve hem de kendi gerçekliğimizde her gün yüz yüze kaldığımız saldırıları karşısında, genel itibarıyla iki türlü davranış vardır; Bunlardan birincisi pasif ya da teslimiyetçi davranış olarak değerlendirdiğimiz; saldırıya uğrayan, bu saldırı sonucu hakları elinde alınan işçi ve emekçilerin karşı mücadeleyi geliştirmeme tavrıdır. Bu tavır hem kaderci anlayıştan gıdasını almaktadır, “ne yapalım, kaderimiz böyle”, “yapacak fazla bir şey yok” türünden kabulleniş olarak kendisini göstermektedir, hem de, devletin kolluk kuvvetleri üzerinden, (ülkemizde 12 Eylül Askeri darbesiyle yaşandığı gibi) her tür demokratik ve meşru olan hak savunusunu polis copu ve asker dipçiği üzerinden estirdiği terör sonucu korkuya kapılarak sinen bir toplumun anlayışından beslenmektedir. Bu yaklaşımlar, işçi ve emekçi yığınlarımızın, hem kazanılmış haklarına karşı girişilen saldırılara karşı suskun kalması ve hem de yeni ekonomik ve demokratik hakların kazanılması için mücadele etme, sokağa çıkma şeklindeki gelişmeleri engelleyici bir rol oynamaktadır. Ama sonuçta birileri karlı çıkıyor: Onlar da askeri darbeyi davul-zurna ile karşılayan sermaye çevreleri ve onlardan beslenen kesimler. Ama, farklı davranarak , mücadeleyi seçerek, uluslararası alanda buzu kıran, yeni haklar elde edenler de var. Konu başlığımıza tam da uyan bir gelişme Meksika’da yaşandı. Üç yıllık grevden sonra Continental işçileri işbaşı yaptılar 18 Ocak 2005’te yapılan bir basın açıklaması ile, üç yıldır Alman Lastik üreticisi Continental şirketi ile Continental Euzkadi İşyeri Sendikasının sürdürdüğü grev, Meksika Devlet Başkanı Vicente Fox’un da bulunduğu görüşmede sona erdirildi. Guadalajara’da bulunan ve işveren tarafından Aralık 2001’de kapatılan işyeri, üç yıllık grevden sonra tekrar açıldı ve işçiler işyerinin yüzde 50 ortağı/hissedarı oldular. Aslında işçiler üç yıldır alamadıkları ücretleri karşılığında şirkete ortak olmuş oldular. Ayrıca ek olarak tazminat da aldılar. Meksika devleti de şirketin tekrardan normal üretimine geçmesi için destek sözü vermiş durumda. Continental işvereninin geri adım atmasında Meksika’da açılan davaları kaybetmesi kadar hem Meksika’da ve hem de Avrupa’da şirkete karşı demokratik kamuoyunun yaptığı baskı önemli rol oynadı. Bu mücadele ve mücadelenin sonunda elde edilen kazanım, dünya işçi sınıfının ve emekçi yığınların örnek alabileceği bir mücadele olmalıdır. Onlar mücadele ederek kazandılar! Ya biz? Bizler de mücadele ederek kazanmaya, haklarımızı daha da geliştirmeye var mıyız? (Bu bilgiler Almanya’da yayınlanan “Express” gazetesinden alınmıştır.)
(Birleşik Metal-İş Gazetesi, Sayı 168'den) |