amblem

BİRLEŞİK METAL-İŞ

Nisan 2005

 

Üye Ziyaretlerinden

“Üye-Sendika ilişkisi sürekli olmalı”

Uzun bir süredir ara verdiğimiz üye ev ziyaretlerimizi gazetemizin bu sayısında tekrar başlatıyoruz. İlk ziyaretimizi gerçekleştirmek üzere Gebze Şube Başkanımız Erdoğan Özer ve Çayırova Boru Baştemsilcimiz Alaattin Güler ile birlikte üyemiz İsmet Bingöl’ün evindeyiz.

İsmet Bingöl’ün çalışma yaşamı, 1996 yılında Çayırova Boru’da başlamış ve askerden dönünce yine aynı fabrikada tekrar işbaşı yapmış. İsmet, yaklaşık 8-9 yıldır aynı fabrikada çalışan genç bir üyemiz. Endüstri Meslek Lisesi mezunu olan İsmet, elektrikçi olarak çalışıyor.

Çayırova Boru, yıllardır da Sendikamızın örgütlü olduğu bir işyeri. İsmet’in Sendikamızla tanışması, fabrikada işbaşı yapan her yeni işçi gibi işbaşı yaptığında başlamış. İsmet, çalıştığı fabrikada sendika ve işyeri yönetim ilişkilerinin belli bir düzeyde, karşılıklı diyalogla çözüldüğünü ve çok fazla sorunla karşılaşmadıklarını anlatıyor.

İsmet Bingöl, üye-sendika ilişkilerine yönelik olarak belki de tüm sendikal örgütlerin bugün çözmesi gereken önemli bir soruna da işaret ediyor. “Bir çok işçi için sendika, ayda bir kesilen aidat ve altı ayda bir zam dönemlerinde hatırlanan bir ilişki olmaktan çıkarılmalı” diyor ve ardı sıra bu döngünün aşılabilmesi için önerilerde bulunuyor. Bu sırada aynı apartmanda oturan yine aynı fabrikada kalite kontrol teknisyeni olarak çalışan üyemiz Servet Bozdemir’de sohbetimize katılıyor. Böylece sohbet, ülke ekonomisinden, çalışma yaşamının sorunlarına, özellikle de gündemde olan SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’na devri sonucu karşılaşılan sorunlara ve meclis gündemindeki sosyal güvenlik yasa tasarısı vb. bir çok farklı konuda gerçekleşiyor.

Bu sürede Baştemsilcimiz Alaattin Güler’in telefonu hiç susmuyor. Öğreniyoruz ki bir üyemizin eşi için acil kana ihtiyaç var. Temsilcimiz, telefonla hastanın sağlık durumunu öğreniyor ve diğer yandan da gerekli olan kan arayışlarını sürdürüyor. Hatta her ihtimale karşı zor durumda kalmamak için yine Gebze Şubemizde örgütlü Yücel Boru’daki temsilci arkadaşlarından yardım talep ediliyor.

İsmet arkadaşımıza yaklaşmakta olan ve işçilerin tarihi günlerinden biri olan 1 Mayıs’a yönelik görüşlerini soruyoruz. İsmet; “1800’li yıllardan itibaren Amerika’da çalışma saatlerinin düşürülmesi için yürütülen mücadelenin tüm dünyaya yayılması ve işçilerin ortak hareket etmesi anısına kutlanan bir gün olduğunu biliyorum” diyor ve bu yıl, 1 Mayıs’ın Pazar gününe rastlaması sonucu katılmak istemesine rağmen büyük bir ihtimal katılamayacağını belirtiyor. İsmet, elektrik bakımda çalıştığı için, hafta tatilini genellikle hafta içi kullanıyor.

3 yıldır evli olan İsmet ve Derya çiftinin Şevval isminde bir kızları var. Sohbet sırasında öğreniyoruz ki Derya Hanım’ında babası, uzun yıllar Bayer İlaç Fabrikası’nda temsilcilik yaptıktan sonra Petrol-İş Sendikası’nda Gebze Şube Başkanlığı da yapmış birisi. Derya’ya babası ile ilişkilerini ve O’nun sendikal mücadelesini sorduğumuzda; “Babam bizimle fazla zaman geçiremiyordu ve çok otoriterdi” diyor. Otoriter yönünü biraz da babasının sendikacı olmasından kaynaklandığını düşünüyor. Babasının emekli olduktan sonra ailesi ile daha fazla ilgilenebildiğini ve bir anlamda da sendikal faaliyetlerin büyük bir özveri gerektirdiğini belirtiyor.

Ziyaretimiz bu yazıya aktaramadığımız kadar uzun sürüyor. İçilen çayların ardı sıra yola çıkma zamanı geliyor. Üyelerimiz İsmet Bingöl ve Servet Bozdemir, bizleri caddeye kadar yolcu ediyorlar.

 

(Birleşik Metal-İş Gazetesi, Sayı 168'den)