![]() |
BİRLEŞİK METAL-İŞ Mayıs 2005 |
|
DÜNYA’DAN Almanya’da Asgari Ücret talebi
Avrupa Birliği’nin patronluğunu yapan Federal Almanya Cumhuriyeti’(FAC)ndeki gelişmeler ilginç bir şekilde sürmektedir. Daha önce sosyal devletin tasfiyesinin bir örneği olan İşsizlik Sigortasının, yeni çıkarılan Hartz III ve IV yasalarıyla, üreten ve işsiz olan kesimin aleyhine değiştirilmesinin ardından şimdi de Almanya’daki sendika basını üzerinden yeni hak kayıplarının bir ifadesi olan gelişmeleri öğreniyoruz. Almanya’nın ve dünyanın en büyük sendikalarından birisi olan Ver.di (Birleşik Hizmet İşleri Sendikası) Sendikasının Nisan başlarında yaptığı bir basın açıklamasında “Asgari Ücret” talebi dile getirilmektedir. Alman faşizminin yenilgisi üzerinde kurulan FAC’de acaba ne oldu da Ver.di Sendikası asgari ücret tespit edilmesini talep ediyor? Neden uzun yıllar sonra buna gerek duyuluyor? Ülkemizde toplumun büyük bölümünün “daha fazla hak elde edeceğiz”, “daha fazla demokrasi olacak”, “Avrupa’nın yolları açılır da ben de giderim” hayalleri ile AB’ci kesildiği günümüzde bu ne anlam taşımaktadır? Aslında mesele gün gibi açık... Özellikle eski doğu blokunun dağılmasının ardından, kendileri açısından ciddi bir tehlike görmeyen emperyalist sistemin en köklü burjuva devletlerinden biri olan ve de AB’nin başını çeken Alman devleti, geçmişte işçi ve emekçilerin kazanmış olduğu hakları bir bir buduyor ve ortadan kaldırıyor. Kapitalist devlet kendi özüne dönüyor ve işçi emekçi yığınların sırtından en fazla karı elde etmek için dün vermek zorunda kaldığı bir dizi ekonomik ve demokratik hakkı tek tek geri alıyor. İşçi hareketi bunu örgütlü gücü ile engelleyemiyor. Sendika bürokrasisi bu hakları korumak için örgütlü gücünü alanlara çıkarma, üretimden gelen gücünü kullanma yerine, yine kapitalist sistemin içerisinde bir çözüm arıyor. Bunun için de Ver.di Sendikası Alman devletinden, sermayenin dizginsiz saldırılarına karşılık minimum bir ücret düzeyinin yakalanabilmesi için Asgari Ücret belirlemesini talep etmektedir. Yani hükümeti işverenlere diyecek ki “en azından şu ücreti ödeyeceksin, bunun altına inmeyeceksin!” Bizdeki Asgari ücret tespiti gibi. Almanya’da şimdiye kadar patronlar sendikaların almış olduğu hakları en alt sınırında sendikasız olan işyerlerinde de uyguluyordu. Ama şimdi bu sözleşmeleri kendileri için bağlayıcı görmüyorlar. Eskiden de bağlayıcı değildi. Ama bir çok faktör onları buna bağlı kılıyordu. Şimdi kendileri gerek inşaat sektöründe, gerekse hizmet sektöründe-diğer sektörlerde de aslında böyledir, aynı yoğunlukta olmasa da- çok düşük ücretler vermektedirler ve sendika keyfi uygulamaların uygulanmasını engellemek için bir asgari ücretin tespit edilmesini talep ediyor. Ama sermayenin küresel çaptaki saldırılarının boyutlarının bilindiği günümüzde, sağlam bir örgütlülük yaratılamadığı sürece asgari ücret denen ücretin bile bir çok alanda uygulanmadığını biliyoruz. Ülkemizde özellikle sermayenin karını birkaç misline çıkardığı kayıt dışı ekonomide, ki bu günümüzde toplam üretimin yarısından fazladır, açlık anlamına gelen asgari ücretin bile uygulanmadığını biliyoruz. Ama ücretli emek sömürüsünün ifadesi olan kapitalist sistem böyledir!..
(Birleşik Metal-İş Gazetesi, Sayı 169'dan) |