amblem

BİRLEŞİK METAL-İŞ

Mayıs 2005

 

İstihdam azalıyor, kayıt dışı sektör büyüyor, 
İşsizlik artıyor

 

Türkiye’nin en önemli sorunlarının başında işsizlik gelmektedir. 2004 yılının ortasında işsizlik oranı yüzde 9,8 iken 2005 yılının ilk iki ayında yüzde 11,5’a yükselmiştir. Toplam istihdam 20 milyon 815 bin kişi, işgücüne katılma oranı yüzde 46,7’dir.

İşsizlerin büyük çoğunluğu kentlerde yoğunlaşmıştır. Kentlerde işsiz erkeklerin sayısı 1 milyon 395 bin kişiye ulaşmışken, bu sayı kadınlarda 497 bindir. Kentlerde genç nüfusta işsizlik oranı ise kadınlarda yüzde 30,2 iken, erkeklerde yüzde 22,2’dir. Genç nüfusta işsizlik oranı eksik istihdamla birlikte yüzde 25,6 ya ulaşmıştır ki, bu da kentlerde her 4 gençten birinin işsiz olduğunu göstermektedir.

DİE’nin Hane Halkı İşgücü Anketlerine göre, 2002 yılında 23 milyon 818 olan işgücü, 2003 yılında 23 milyon 840’a yükselirken, 2004 yılının Nisan ayında 22 milyon 732’ye düşmüş, 2004 yılının Ağustos ayında ise 24 milyon 115’e yükselmiş ve 2005 yılının ilk aylarında yine 23 milyon 512 bin kişiye düşmüştür.

2005 yılının ilk yarısında işsizlik 1,8 oranında artarken, istihdam edilen kişilerin sayısında yüzde 1’lik bir azalış oldu. İşsizlerin sayısındaki artış ise yüzde 2,2 oranındadır. Çalışabilir yaşta olan nüfus sayısı yıllık yüzde 1,8 artarken, işgücündeki yıllık yüzde 1’lik azalış nedeniyle işgücüne katılım oranı gerilemiştir. İşgücüne katılım oranı gerilerken, işsizlik oranı artmıştır.

Kırsal kesimden kentlere göç, istatistiklerde kadınları, tarım kesiminde yardımcı aile bireyi konumundan, kentlerde ev kadını pozisyonuna getirmektedir. Bu da işgücüne katılım oranının düşmesine neden olmaktadır.

Türkiye’de, 15 ve daha yukarı yaşta çalışabilir nüfus yaklaşık 50 milyondur. Bu nüfusun yarısından fazlası çalışmamaktadır.

Türkiye’de gerçek işsizlik oranı yüzde 23

DİE'nin, Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) tanımlarını esas alarak hesapladığı yüzde 11,5’luk işsizlik oranı, söz konusu uluslararası standartlar nedeniyle işgücü dışında tutulan ''işsizlerin'' eklenmesiyle yüzde 23’e kadar yükseliyor.

DİE'nin de uyguladığı ILO yönteminde, çeşitli nedenlerle daha önce çalıştığı işinden uzaklaştırılmış ve işine geri çağrılmayı beklediği için başka bir iş aramayan ile bölgede iş bulunmadığına inandığı için iş aramayıp ancak 2 hafta içinde işbaşı yapma ya hazır olduğunu belirten kişiler işgücü içerisinde kabul edilmiyor. DİE'nin açıkladığı son hane halkı işgücü anketlerinde bu grubun sayısı 1 milyon 711 bin kişi olarak belirlendi. Mevsimlik çalıştığı için iş aramayan ve işbaşı yapmaya hazır olmayan 1 milyon 10 bin kişi de istihdam ve dolayısıyla işsizler arasında bulunmuyor.

DİE'nin uluslararası standartlar nedeniyle işsiz kabul etmediği söz konusu kişiler de işgücüne dahil edildiğinde 2005 yılının ilk dönemi için işsiz sayısı, 5 milyon 418 bine yükseliyor. Bu da yaklaşık her 4 kişiden birinin işsiz olduğunu gösteriyor.

  

(Birleşik Metal-İş Gazetesi, Sayı 169'dan)