amblem

BİRLEŞİK METAL-İŞ

Mayıs 2005

 

ÜYELERDEN GELEN

Sofra tuzu gerçeği

 

Tuz Gölü, Van Gölü'nden sonra ülkemizdeki ikinci büyük göldür...
Uzunluğu 80, genişliği 48 kilometreyi bulur...

Geniş bir alanı kapsamasına karşın çok sığ bir göldür...
Dünyanın en tuzlu göllerinden biridir...

Litresinde 329 gram gibi çok yüksek oranda tuz vardır.

Gölün bu özelliğini değerlendirerek tuz elde etmek amacıyla kıyılarında çok sayıda tuzla kurulmuştur... Bu tuzlalardan elde edilen tuz Türkiye'nin gereksinimi olan tuzun büyük bölümünü karşılamaktadır...

Türkiye'nin oldukça kurak bir yerinde yer alması nedeni ile bu sığ bölgelerde çok yoğun bir şekilde buharlaşma görülür...

Doğu kısmındaki körfez dışında tümüyle kuruyan gölün tabanında, kalınlığı yer
yer 30 santimetreyi bulan mevsimlik bir tuz katmanı oluşmaktadır...

Tuz Gölü'nün en derin yeri sadece 2 metredir.

Öteki kesimlerin derinliği sadece santimetrelerle ölçülebilmektedir...

Göle dökülen en önemli akarsular "Peçeneközü Deresi" ile "Melendiz Çayi"dir.
Coğrafyamız bu bilgileri veriyor ama coğrafya bilgilerinin açıklamadığı acı gerçek ise şudur:
Tuz gölüne dökülen en büyük akarsu Konya' nin ŞEHİR KANALİZASYONUDUR.
Çumra yönüne verilen kanalizasyon bu doğrultu üzerinden maalesef herhangi
bir arıtmaya tabi tutulmadan doğrudan Tuz Gölü'ne akıtılmaktadır.
Bir milyonu geçen şehir nüfusunun sanayi atıklarını da taşıyan şehir
kanalizasyonu bizlere iyotlu ya da iyotsuz tuz olarak geri dönmektedir.

Bu faciaya dur demek ve tuzun kokmasına fırsat vermemek için her sorumlu

Vatandaşın üzerine düsen görevi yerine getirmesi gerektiği inancı ile bu mesajı ulaşabileceğimiz her kişiye gönderelim ve ilgilileri göreve davet edelim...

Yoksa hepimizin yemeğinde Konyalıların katkısı olmaya devam edecek.

Yrd. Doç. Dr. MUSTAFA DURAN
PAMUKKALE UNIVERSITESI/ Biyoloji Bölümü

 

Not: Bu yazı ABB/Dudullu temsilcilerimizden Hamdi Eyüboğlu tarafından gönderildi. Kendisine teşekkür ediyoruz.

 

(Birleşik Metal-İş Gazetesi, Sayı 169'dan)