amblem

BİRLEŞİK METAL-İŞ

Ağustos 2005

 

7 günlük eğitimler

 

3 günlük eğitimlerimize katılan üyelerimiz arasından seçilen kursiyerler, Gönen Kemal Türkler Eğitim Tesislerimizde 7 günlük Kadro eğitimine katıldılar

 

18-25 Haziran 2005 tarihlerinde yaptığımız bu 7 günlük eğitimi sizlere aktarabilmek için, gönüllü bir yazı kurulu oluşturduk. Çalışmalarımızın ürünülerini size sunuyoruz.


18 Haziran 2005 Cumartesi günü yola çıktık. Akşam yemeğinde grubumuz tamamlandı.

19 Haziran 2005 Pazar günü iletişim öğretmenimiz Feyzullah Coşkun aramıza katıldı. Keyifli çalışmalar yaptık.

20 Haziran 2005 Pazartesigünü yine Feyzullah öğretmen ile birlikte kolektif çalışma odaklı uygulamalar yaptık.

21 Haziran 2005 Salı günü örgütlenme dairesinden Mehmet Çabuk ile birlikte örgütlenme kavramı; iç ve dış örgütlenmeye dair tartışmalar yaptık. Sonra bir uygulama yaptık, neler öğrendiğimizi sınamak için...

Ve geldiğimizin 4. gününde ilk kez tesis dışına çıktık. Gönen üzerinden Erdek...

22 Haziran 2005 Çarşamba ve Perşembe günlerini Gökhan ve Hasan Hoca ile geçirdik.

6’lı 7’li gruplar oluşturarak;

  • Sendikal Hareketin Durumu

  • Türkiye’de Çalışanların Durumu

  • Ülkemiz Sorunları ve Çözüm Yolları

  • Sendikal Hareketin Sorunları ve Çözüm Tartışmaları üzerinde tam 2 gün çalıştık.

Oyunun 90. dakikası, yani Perşembe akşamı Ünlü Gazeteci ve Radyocu Halil Nebiler ile bir söyleşi yaptık.

Medya, medyanın dramatik gerçekleri, özelleştirme, ilişkiler, örgütsüzlük ve kapitalizmin bunalımını konuştuk.

24 Haziran 2005 Cuma Çanakkale şehitliği gezisine heyecanla başladık. Kilitbahir’de kumanyalarımızı yedik. Şehitlik, Settülbahir, sargı yeri, 57. Alay… Her nokta ayrı bir önemde ve değerdeydi. Sendikamıza teşekkür ederken herkes gittiği bölgelerden Çanakkale’ye daha uzun süreli bir ziyaret örgütlemeyi üstlendi. Geri dönmemiz gerekiyordu çünkü veda yemeği için yöneticilerimiz bizi Tesis’te bekliyordu.

25 Haziran 2005 Cumartesi günü 1 haftanın değerlendirmesini merkez yöneticilerimiz ile birlikte yaptık. Sertifika töreninden sonra daha güçlü bir Birleşik Metal İş için mücadele azmi ile bölgelerimize doğru yola çıktık.


ÇALIŞMA GRUPLARI

Eğitim çalışmalarının gereği, kursiyerlerden gruplar oluşturuldu ve her grup kendine uygun bir isim belirledi..

Amatör Bakış
Engin Kaya
Kenan Köksal
Caner Öcal
Mehmet Yılmaz
Şaban Kaya
Ersin Aşık
Hakan Avcı

Sonsuza Dek Grubu
Erkan Sarıtaş
Güven Kıral
Önder Yılmaz
Barış Sayılgan
Engin Borlak
İsmail Çakmak

Emeğin Gücü Grubu
Fevzi Yıldız
İbrahim Durmuş
Lütfü Toprak
Mustafa Sert
Hasan Yazıcı
Sedat Ünal
Nazım Ünsal

Aydınlık Geleceğin Umudu
Ümit Öztürk
Ömer Kara
Veysel Kara
Sefer Kocaman
Akın Şahin
Kadir Gül

Varoluş Grubu
Uğur Zorlu
Erdal Aluç
Erkan Sarıca
Murat Cıbır
Sabri Topçu
Erhan Yeşiltepe
Ahmet Sezer


İşçiyi ilgilendiriyor

... Emekli sorunu işçiyi ilgilendiriyor.

Bazı kişilere peşkeş çekilerek özelleştirilen işletmeler işçiyi ilgilendiriyor.

Sosyal Sigortalar hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devri işçiyi ilgilendiriyor.

Sendikaların önünü tıkayan engeller işçiyi ilgilendiriyor.

Ülkemizin en önemli sorunu işsizlik; işçiyi ilgilendiriyor.

İşsizliği önlemek yerine, işletmelerin özelleştirilip kapanması işçiyi ilgilendiriyor.

Ülkemi seviyorum diyen bazı parababalarının parayı işletme yerine ranta aktarması işçiyi ilgilendiriyor.

Sorunlarımızın çözümü ise; farklı konfederasyon, farklı sendika, işkolu ayrımı yapmaksızın bütün işçilerin tek seste toplanması ve yanyana durmasından geçiyor.

O zaman altından kalkamayacağımız hiçbir sorun olmadığını görürüz.

Sonsuza Dek Grubu adına,
Önder Yılmaz / Gebze Şubesi


Kendime Soruyorum

Türkiye ‘nin neresinde yaşıyorsam, yaşayayım. Ben emekçiyim, çalışıyorum fakat emeğimin karşılığını tam olarak alamıyorum.

Ülkemizin bir çok kaynağı varken, başka ülkelerin kaynaklarına ihtiyaç duyulmasını anlayamıyoruz.

Üretim yapmayan fakat hızla tüketen bir toplum haline getirildik.

Beyin göçünün engellenememesi sonucu, sanayi ve teknolojik gelişme de engellenmiş ve başka ülkelere bağımlı hale gelinmesi sonucunu doğurmuştur.

Buna rağmen farklı konfederasyon ve sendikalarda örgütlü olan işçilerin seslerini duyurabilmesi için meydanlarda adaletsizlikleri haykırmaya ve her ne olursa olsun yaşamak için örgütlü mücadele etmeye davet ediyoruz!

Aydınlık Geleceğin Umutları Grubu adına
Akın Şahin/ İst. 2 no’lu Şb.


Fedakarlık, fedakarlık, fedakarlık...

Sendikanın çekirdeğini oluşturan biz işçiler açısından en büyük sorunlarımızın başında örgütlenmegelmektedir.

Her şeyden önce kendimize şu özeleştiriyi yapmamız gerekir. Biz işçilerin sendikamızın faaliyetlerine katılım hangi seviyede?

Bir yürüyüş veya mitinge kaçımız katılıyoruz?
Kaçımız şube veya merkezimize gidiyoruz.
Ya da sendikamızın aylık olarak çıkardığı gazete ve dergileri kaçımız okuyoruz?
Sadece bir sorunumuz olduğu zaman mı, sendikalı olduğumuz aklımıza geliyor?

Biliyoruz ki, sendikalar arkalarında biz işçiler varsa güçlüdür. Bu da sadece aidat vermekle olmaz.

Yeri geldiğinde zamanımızı, yeri geldiğinde desteğimizi ve daha da önemlisi manevi yönden de desteklememiz gerekir.

Yapmamız gerekenleri sıralamaya kalksak sayfalara sığmaz ama kısaca söylenebilir ki;

“Sevgi ve saygı çerçevesinde fedakarlık, fedakarlık, fedakarlık!...”

Sonsuza Dek Grubu adına;
Erkan Sarıtaş/ İst. 1 no’lu Şb.


Ülkemizde eğitimin yetersizliği

Paralı eğitimin artması, devlet okullarındaki eğitimin yetersiz kalması, kaliteli öğretmenlerin paralı eğitime yönelmesi ve bu sebepten dolayı dar gelirli aile çocuklarının yeterli eğitimi alamamasına rağmen, aynı üniversite sınavına girmek zorunda olması eğitimde adaletsizliğin ne kadar arttığını gösteriyor.

Bunun önlenmesi için; devlet okullarına gereken önem verilerek yeterince yatırım yapılmalıdır.

Ayrıca örgütlenme bilinci okul çağlarından itibaren öğrencilere bir sorumluluk olarak verilmesi gerekmektedir.

Örgütlenme bilincinin gelişmesi, yanlışlıklara müdahale yapılması ve yanlış işlerin önünün erkenden kesilebilmesini sağlayacağına inanmaktayız.

Bizce Türkiye’de demokrasinin gelişmesi ve kurumlaşması; örgütlenme bilincinin gelişmesi ve her yurttaşın mutlaka örgütlü olmasından geçmektedir.

Emeğin Gücü Grubu adına;
Hasan Yazıcı/ Kocaeli Şubesi


Uyuyan devi uyandırmak

Türkiye’de siyasi iktidar yetkilileri enflasyonun düştüğünü , işsizliğin azaldığını, istihdamın arttığını söylerken ülkede asgari ücret ile geçinen bir aile ay sonunu getiremiyor.

Gerçekten işsizliğin azalıp, yatırımlar yapılıyorsa neden çevremizde bir yığın işsiz var?

Her şey güzel diyorlar.
Peki emekli neden meclise yürür ?
İşçi, memur, doktor açız diye neden sokakta, eylemde?
Üzerimizde karabulutlar dolaşırken neden pembe tabloları bize çizdiriyorlar?
Biz, maliye bakanından bile daha iyi hesap-kitap yaparken (geçim ve yaşam için ) gerçekleri neden fark etmiyoruz? Uyuyor muyuz yoksa? Yoksa medya kanalıyla uyutuluyor muyuz?

Asgari ücretli çocuğuna okul harçlığı olarak 1 lira vermekte bile düşünürken benim ülkemin sözde yöneticileri, kalkındırıcıları eğlence merkezlerinde paralar saçıp, petrus şarap açtırıyorlar.

Tekstilciden, kuyumcudan veya bir avukattan bile daha fazla vergi ödeyen bordro mahkümları neden açlık sınırları altında yaşamaya çalışıyoruz?

Dünyada kendine yetebilecek yer altı ve yerüstü kaynaklara sahip bir ülke neden Avrupa Birliği diye ağaca çıkıyor?
Ve biz kan dökerek aldığımız Kıbrıs’ı neden gülerek veriyoruz?
Ve biz bu olumsuzluklarla dolu bir ülkede neden uyanmıyoruz?

Engin Borlak/ Kocaeli Şubesi


Çanakkale Şehitliği’nin etkisi

Sevgili Arkadaşlar, 7 günlük eğitimde öğrendiklerimizi Çanakkale Şehitliğine düzenlemiş olduğumuz gezi pekiştirdi. Orada gördüklerim beni çok duygulandırdı. Orada atalarımız birbiriyle dayanışarak dünyaya karşı çıkmışlar ve başarmışlar. Belki bunu kendileri görememişler ama bizlere bu vatanı bıraktılar.

Bu olayları bizim örgütlenmemize bağdaştırmak istiyorum, onlar dünyaya kafa tutuyorlar canları pahasına. Bizler ise sermayeye kafa tutamıyoruz. Bunun için onları örnek almamız gerekiyor.

Engin Kaya/Kocaeli Şube

 

(Birleşik Metal-İş Gazetesi, Sayı 171'den)