amblem

BİRLEŞİK METAL-İŞ

Ekim 2005

 

Genel Temsilciler Kurulumuz toplandı

Söz Temsilcilerde...

Ülke ve dünya gündeminde yaşanan gelişmelere ve Sendikamızın faaliyet ve politikalarına yön vermek için yurdun dört bir tarafından gelen temsilcilerimiz, 10.10.2005 tarihinde Sendikamız Genel Merkezi’nde toplandı. Örgütlenme Genel Sekreterimiz Özkan Atar tarafından yönetilen Kurulumuz, gündemdeki konuları tartıştı.

 

Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler
Fakültesi’nden Prof. Dr. Osman Altuğ da
Genel Temsilciler Kurulumuzda, Türkiye ekonomisi
hakkında "renkli" bir tebliğ sundu.

 

Adnan Serdaroğlu (Genel Başkan):

Genel Yönetim Kurulu adına açılış konuşmasını yapan Genel Başkanımız Adnan Serdaroğlu: Sendikamızın “birleşik” sıfatını aldığı, 4-5 Eylül 1993 tarihinin 12. Yıldönümü Haftası’nda toplanan Genel Temsilciler Kurulu’nu selamladı. Ayrıca ülkemizi karanlık bir döneme sürükleyen, Türkiye işçi sınıfı, emekçi kitlelerin ve halkımızın için karanlık bir dönemi simgelen 12 Eylül Askeri Darbesi’nde yaşananları aktardı. Genel Başkanımız Adnan Serdaroğlu konuşmasında ülke gündeminin bir kez daha 3 Ekim tarihli Avrupa Birliği müzakerelerine kilitlendiğini ve “Avrupa Birliği hukukunun gereği, IMF ile yapılan stand-by anlaşmasının gereği denilerek yerli ve yabancı tekellerin talepleri tek tek kanunlaştırılıyor. Bu süreç tamamlandıktan sonra da cumhuriyetin temel taşlarının tek tek yok pahasına elden çıkarılması süreci pervasızlığın had safhaya ulaştığı bir çizgide devam ediyor” dedi ve Erdemir, Seydişehir Alüminyum, Tüpraş, Telekom, ve THY özelleştirme sürecinde işçilerin ortak mücadelesinin örgütlenmesi zorunluluğuna değindi. Sendikamızın toplu iş sözleşmesi, hukuk, araştırma, örgütlenme, eğitim, basın yayın vb. çalışma alanlarında yapılan çalışmaları da kısaca değerlendirdi. Genel Temsilciler Kurulu üyelerine, örgütlenme faaliyetlerine daha fazla katkı sunmaları çağrısında bulundu. Ve Genel Temsilciler Kurulumuz’a ilk kez katılan; Kocaeli Şubemize bağlı Sega Bakır ve Baysan, Gebze Şubemize bağlı Arpek, İzmir Şubemize bağlı FTB Fastener Technology, Anadolu Şubemize bağlı SCT Filtre temsilcilerini selamlayarak; “2005 yılının ilk 6 ayında sendikamızın %10 mertebesinde büyümesi sağlanmıştır. Bu emektir. Bu bir mücadeledir ve kararlılıktır. Böylesi bir başarı örgütümüzün merkez, şube ve işyeri kadrolarının kolektif emeği ile sağlanmıştır.” dedi.

Seyfi Bektaş (İstanbul 2 Nolu Şube):

Dünyada ve ülkemizdeki ekonomik ve siyasi gelişmeleri emekçiler açısından değerlendirdi. “Sınıf açısından bakıldığında durum hiç de iç açıcı değil. Tüm bunlara ‘dur’ diyebilmek ancak örgütlü bir karşı koyuşla mümkün” dedi. AB Uyum Yasaları ve IMF’nin dayatmalarına karşı yeterli bir karşı duruş sergilenemediğini söyledi: “50-100 kişilik basın açıklaması yapmaktan vazgeçmeliyiz. Bu görüntü, söylediklerimizin ciddiye alınmadığı bir konuma götürür.” dedi. Son olarak da, Sendikamız Çorlu Bölge Temsilciliği’nde yapılan görev değişikliğine yönelik eleştirilerini söyledi.

Mahir Alemdağ (Anadolu Şube):

Sendikamızın Türkiye ve dünya sendikal hareketinde hak ettiği gücü oluşturabilmesi için örgütlenme çalışmalarının önemine değindi. İlk kez Kurula katılan temsilci arkadaşlarını selamladı. Bir süre önce imzalanan kamu toplu iş sözleşmesini ise “olumlu” olarak değerlendirdi. “Ülkemiz zor bir süreçten geçmektedir. Dış politikamız ABD, iç politikamız AB, ekonomimiz ise IMF direktifleriyle yönetilmektedir. Ülkemiz bilinçsiz yöneticileri sayesinde maddi, manevi ve sosyal çöküntü içinde bulunmaktadır.” dedi ve milli değerlerimizi kaybetmeden AB’ne girilmesini gerektiğini savundu.

Mevlüt Nuh (İstanbul 1 Nolu Şube):

İşyerinde sendikal örgütlülüğümüze yönelik saldırıları ve yaşanan sıkıntıları paylaştı. “İşyerimizde ekonomik kriz gerekçesiyle işten atılmalar yaşandı ve o süreçte üye sayımız düştü. İşler tekrar açılınca işten atılan işçiler geri alındı. İşveren bu süreçte ‘sendikadan nasıl kurtulurumun’ hesabını yaptı. İki yıl işsiz kalmış ve işsizlik baskısı altında ezilmiş işçilere, sendikaya üye olmayacağına dair söz verdirdiler. Üyelerle iletişim kurmam engellenmek istendi” dedi ve zorlu geçen bir süreçten sonra işyerinde tekrar yetki istendiğini belirtti.

Turan Güngör (İzmir Şube):

İlk kez Genel Temsilciler Kurulu’na katılan Turan Güngör; “Türkiye işçi sınıfı mücadelesinde adını tarihe altın harflerle yazdırmış Sendikamızın üyesi olmaktan gururluyum” sözleriyle kurulu selamladı. Örgütlenme sürecinde yaşananları paylaştı: “Bizlere sendika ile tanışana kadar, ‘mücadele etmek, birlik ve beraberlik’ gibi kavramlar hiç öğretilmedi. Örgütlenme önündeki engeller ve işyerimizde çalışanların çoğunluğunun genç olması bizi zorladı ama uluslararası dayanışma önümüzü açtı. Grev sürecinin ne kadar zor olduğu biliniyordu. ‘Greve çıkamazlar, biraraya gelemezler’ deniliyordu ama biz bunu başardık.” dedi.

Yılmaz Kürekçi (İstanbul 1 Nolu Şube)

ABD’nin dünya halklarına yönelik geliştirdiği saldırı politikalarına değinerek Irak’taki işgali protesto etti: “ABD, her tür yalanı söyleyerek Irak operasyonunu gerçekleştirdi. Kaynaklarını savaşa ve silahlanmaya kaydırdığı için Katrina kasırgası gibi doğal afetlerin etkilerinden kendi halkını korumada çok çaresiz kaldı” dedi. Son dönemde ülke gündemine oturan AB tartışmalarında; “Avrupa Birliği, sermayenin oluşturduğu ekonomik bir birliktir. Bu nedenle, biz emekçiler için bir umut değildir” dedi ve Konfederasyonumuz DİSK’in 12 Eylül’ün Yıldönümü’nde yapılması hedeflenen mitingin ertelenmesini yönelik kararı eleştirdi.

Metin Solmaz (Gebze Şube)

DİSK’in Yönetim Kurulu’nun 12 Eylül Yıldönümü’nde İstanbul mitinginden çekilme kararını; “sonuna kadar destekliyorum” dedi. Sendikamızın büyüyüp bir güç olabilmesi için örgütlenmesi ve yeni sendikal kadroların yetiştirilmesinin önemine değindi. Sendikamızın demokratik işleyişinde aksaklıklar yaşandığını ve bunları düzeltebilmek için de sorunların açıkça konuşulmasının önemine vurgu yaptı. Sendikal işleyişimizin doğru raylara oturabilmesi için gerçekten motivasyona ihtiyaç olduğunu söyledi. Sendikamızın işkolunda belirleyici sendika olması için örgütlenmek kadar, kararlı bir duruşun da zorunlu olduğunu söyledi.

Metin Muslu: (Kocaeli Şube):

DİSK’in Genel Kurul Kararları’nda Avrupa Birliği sürecinin destekleneceğinin açıkça belirtilmiş olmasına rağmen net bir tutum sergilenmediğini belirtti. Genel Başkanımız Adnan Serdaroğlu’nun yaptığı konuşmaya değindi. “Gerçektenden de icraatın içinden ve gönlümüzü hoş tutan bir konuşmaydı. Dünya sendikalarıyla geliştirilen işbirliği ve bunun örgütlenme faaliyetlerimize katkılarını aktardı” ve bu dayanışmayı önemsemekle birlikte asıl önemli olanında ülkemiz sendikaları arasında birlik olmanın gereğine vurgu yaptı. “Bizler, sorumluluk taşıyan insanlarız. Birlikteliğin önündeki küçük hesaplara düşmemeliyiz” dedi.

Erol Bektaş (Bursa-Eskişehir Şube)

12 Eylül Yıldönümü’nde DİSK’in mitinginden çekilme kararını desteklediğini belirtti. Sendikamızın büyümesinin önemine vurgu yaparak; “Dış örgütlenme çalışmaları kadar iç örgütlülüğümüze de önem verilmesini istiyorum” dedi ve ayrıca bölgesindeki sorunlu işyerleri için hemen bir çalışma yapılmasının zorunluluğuna dikkat çekti. Gönen Kemal Türkler Eğitim ve Dinlenme Tesisleri’nin amacına uygun olarak kullanılmasının önemini vurguladı. Sendikamız içinde açık ve samimi davranmanın önemine vurgu yaptı: “Yüze gülen ama arkadan eleştiren olmamalıyız. Kapalı kapılar ardında kalmayalım” dedi.

Engin Kulu (Gebze Şube)

Son dönemde ülkemizde yaşanan sosyal ve politik gelişmelere değindi: “Ülkede çeşitli provakasyonlarla emekçi halk birbirine düşürülmek istenmektedir. Bu tablo bizlere, 12 Eylül 1980 öncesini hatırlatıyor. Kardeş kavgasını önlüyorum gerekçesiyle yapılan 12 Eylül darbesi, işçi sınıfına yapıldı. Tam da böyle bir süreçte; DİSK’in mitingden çekilmesini değil, barış ve kardeşliği öne çıkarması gerektiğini düşünüyorum.” dedi. AB sürecini değerlendirerek, sosyal devletin işsizlik ve yolsuzluk sorununu çözemeyeceğini belirtti: “Kapitalistler, işsiz kitlenin işçi sınıfına karşı kullanabileceği bir koz olarak kalmasını isterler” dedi.

İsmail Sungur (Gebze Şube)

Sendikamızın demokratik işleyişi ve tabanın söz ve karar sahibi olması ilkesinden hareket ederek; “Sendikamızın küçülmesine ve yanlışlara çözüm üretilmesine seyirci kalmadık. Demokratik ve tüzüksel bir hakkımızı kullandık” dedi. Sorunun örgüt içinde çözülemediği için yargıya gidildiğini söyledi. Sendika içinde tüm sorunların açıkça konuşulmasının dedikodu mekanizmasını engelleyeceğini belirterek, “Anlamadan, dinlemeden konuşmakta doğru değildir. Bu kurullarda, her tür gelişme açıkça konuşulmalıdır” dedi.

Hüseyin Can (Gebze Şube)

Sendikamızın temsilci ve kadrolarının kendilerini sendikamızın ve sınıfın ihtiyaçlarının önüne koymaması gerektiğini belirtti. “Çalışanlar bizlerden, sendikamızdan neler bekliyor biz asıl onlara bakalım” dedi. Sendikal kadroların yetiştirilmesinde, eğitimin önemine vurgu yaptı. “Eğitimin olumlu etkisi oluyor ama sürekliliğinin sağlanması gerekiyor” dedi. Türk Metal’in saldırısı sonucu Sendikamızdan kopartılan Çolakoğlu sürecinde yaşanları aktardı. “Görüştüğümüz üyelerimizin çoğunluğu işverenin baskısı sonucu istifaya zorlandıklarını ifade ettiler” dedi.

Telat Çelik (Kocaeli Şube)

Katıldığı uluslararası eğitimden Türkiye ve dünya sendikal hareketine yönelik edindiği izlenimlerini paylaştı. Sendikamızın demokratik bir işleyişinin olduğunu belirtti. İşyerinde işten atılmalar ve sonrası yapılan eylemleri aktardı: “Temsilci arkadaşımın da bulunduğu 16 arkadaşımız işten çıkarıldı. Direniş de Örgütlenme Genel Sekreterim sabahın köründe bizimle birlikte olurken, 16 arkadaşımı bir araya getiremedim.” dedi. Genel Başkanımız Adnan Serdaroğlu’nun “Meyve dalın ucunda bu meyveyi almak gerekiyor” sözlerine atıfta bulunarak; “Ya tozu dumana katacağız ya da arkada kalıp toz yutacağız” dedi.

Elif Ulutaş (İzmir Şube)

Serbest bölgelerdeki çalışma koşullarını açıklayan bir konuşma yaptı: “Fabrikamızın bulunduğu serbest bölgeler; yerli ve yabancı sermayeye rekabet avantajı sağlamak üzere oluşturulan, vergi muafiyetleri, teşvikler ile desteklendiği bölgelerdir. Serbest bölgelerde çalışan on binlerce işçi, yaşam ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini istemektedirler. Daha fazla serbestlik sadece sermayeye değil, işçilere de daha fazla serbestlik getirecekse bir anlam kazanacaktır” dedi. Grev sürecinde FTB işçileri olarak bir ilke imza attıklarını, serbest bölgelerdeki ilk grevi gerçekleştirdiklerini belirtti.

Lütfü Erdoğan (Gebze Şubesi)

Konuşmasının başlangıcında işyerinde yaşadığı işyeri sorunlarını paylaşmak için söz aldığını belirtti: “İşveren, sorunlarını bire bir işçi arkadaşlarla çözmeye çalışıyor, sendikadan istifaya zorluyor” dedi. Sendika içinde örgüt dostluğunun yaşatılmasını vurgu yaptı. “Zor bir süreçten geçiyoruz. Sermayenin işçi sınıfına karşı bir saldırısı var. Biz hala; Sendikamızda eleştiri yapma adına birbirimizi yıpratıyoruz. Tabii ki eleştiri de yapılmalı ama biraz da olumlukların da görülmesi gerektiğini düşünüyorum. Herkesin elini taşın altına koymasını istiyorum” dedi..

Hasan Şimşek (Anadolu Şube)

Genel Temsilciler Kurulumuza ilk kez katılan Baştemsilcimiz Hasan Şimşek; coşkulu dolu, kısa ve öz bir konuşma yaptı: “Bu çatı altında sizlerle birlikte olmaktan çok mutluyum ve gurur duyuyorum. Burada bu konuşmayı yaparken çok heyecanlanıyorum. İşyerindeki tüm arkadaşlarımın selamını iletiyorum. Şuna inanıyorum ki; Sendikamızla elle verdikten ve örgütlülüğümüz öne çıkarabildikten sonra bir çok sorunumuzun çözüleceğine inanıyorum” dedi.

Mehmet Rıza Özadlı (Gebze Şube)

Son dönemde Erdemir, Seydişehir Alüminyum, Tüpraş, Telekom, ve THY vb. ülkemiz değerlerinin birbirini ardı sıra özelleştirme adı altında ulusal ve uluslararası sermayeye peşkeş çekildiğini söyledi. Ama emek cephesinin buna karşı bir karşı duruş sergileyemediğini, saldırının olduğu işyerlerindeki emekçilerin yalnız kaldığını söyledi. İşyeri temsilcilerinin görev ve sorumluluklarının önemini vurgulayarak; “Bizler geçmişten alığımız misyonu geleceğe taşımakla yükümlüyüz. 15 yıl önceki arşivdeki bilgilerin elden ele dolaştırılmasını garipsiyor ve eleştiriyorum” dedi.

Ayhan Ekinci (Bursa-Eskişehir Şubesi)

DİSK’in 12 Eylül Yıldönümü’ndeki aldığı kararın işyerinde üyeler tarafından olumlu karşılandığını söyledi. Kemal Türkler Eğitim ve Dinlenme Tesisleri’nde büyük bir emeğin harcandığını söyledi: “Tesislerin; bu örgütün üzerinde kambur olduğunu ve özele verilmesini savunanlar bugün eleştiriyor. Tesisler; zarar etmediği gibi son iki yıldır da kar ediyor”. Sendika içi sorunlarda farklı düşünenlerin olmasının normal olduğunu belirterek; “Eleştiriler mutlaka olacaktır ama sırf muhalefet etmek için de yapılmamalı. Eleştiri yönetirken de üslup ve tarzımızın da örgüt disiplini içinde olmalıdır” dedi.

Muzafer Çetinkaya (Anadolu Şube)

DİTAŞ işyerinde Türk Metal’in saldırısı hakkında ayrıntılı bilgi verdi: “8 ay direniş ve 8 ay grev boylarında onurlu bir mücadeleden gelen işyerimizde, yeni bir saldırı ile karşı karşıya kalındı. DİTAŞ işçileri, ekonomik açıdan zor durumda olmalarına ve işverenin baskısına rağmen bugüne kadar sendikasına sahip çıktı. Yaklaşmakta olan toplu sözleşmeni sürecinin önüne kesmek ve sendikal örgütlülüğümüzü dağıtmak isteyen işveren, Türk Metal ile işbirliğine girdi. Aksaray’dan eli sopalı adamlarla saldırı düzenlendi. Bu saldırı geri püskürtüldü” dedi ve DİTAŞ’ta mücadelenin uzun soluklu ve çetin geçeceğini söyledi.

Metin Çelik (İstanbul 2 Nolu Şube)

Ülkemizde, siyasi partilere duyulan güvensizliğin ve bunun toplumda yarattığı tahribatı değerlendirdi. “Siyasi partilere duyulan güvensizliğin aynı zamanda siyasete ve kurumlarına olan güvensizliği de göstermektedir. Siyasetçiler, umut bağlananlar vatandaşı sürekli bir hayal kırıklığına uğrattılar” dedi ve emek örgütlerinin üyeleri arasında güvensizlik yaratmamaya özen göstermesinin önemine vurgu yaptı. Sendikamız Çorlu Bölge Temsilciliği’nde yapılan görev değişikliğine yönelik eleştirilerini söyledi. “Fabrikamızın örgüte kazandırılmasında bu arkadaşımızın büyük emeği vardır” dedi.

Ali Rıza İkisivri (İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı)

Genel Temsilciler Kurulu’nda konuşma yapmak istememesine rağmen toplantıyı önemsediği için konuştuğunu belirterek; “Temsilciler Kurulumuz, bu sendikanın fidanlığıdır. Burada yetişen insanlar, bu örgütü ileriye taşıyacak kadrolardır” dedi. Sendikamızın temel hedefinin işkolunda belirleyici sendika olması için örgütlenmesi gerektiğini vurguladı: “Otomobil-İş ve Maden-İş birleşmesi de bu hedefin bir parçasıdır” dedi. Sendikamızın “birleşik” sıfatını aldığı süreçte yönetici olarak katkı sunduğu söyledi. “Ümit ediyorum ki son dönemde örgütlenen işyerleri aidatlı üyeliğe dönüşür” dedi.

Murat Akdeniz (İstanbul 2 Nolu Şube Başkanı)

Emeğe karşı sadece Türkiye’de değil tüm dünyada topyekun bir saldırı politikasının yürütüldüğünü ve bu saldırı karşısında dünya emekçilerinin birlikte hareket etmesinin önemini belirtti: “Sendikal birlikteliklerin kurulması ihtiyacı zaman zaman dile getirilmesine rağmen bir adım atılamıyor. Sermayenin küresel saldırısı karşısında emeğin de küreselleşmesi kaçınılmaz bir süreçtir. Acaba biz bu ihtiyacı düşünürken kendi bulunduğumuz alanlarda bu birlikteliği ne kadar yakalayabiliyoruz” sorusunu yöneltti. “Bu birliktelikler sağlanırken tabii ki öncelikle kendi iç dinamiklerini güven temeline oturtması gerekiyor” dedi.

Ahmet Durak (Kocaeli Şube Başkanı)

12 Eylül Askeri Hareketini değerlendirdi: “Temennim bir yığın hak gaspının yaşandığı 12 Eylül’den gerekli dersler çıkarılmıştır” dedi. Ülkemizde yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmelerin dünyadan bağımsız olmadığını vurguladı: “ABD, kendi krizini açmak için dünyaya meydan okuyor. 11 Eylül sonrası Afganistan ile başlayan Irak işgali ile devam eden süreç, İran ve Suriye’yi hedef aldı” dedi. Dünyada haksızlığa uğrayan milyonlarca insanın, “hak ve adalet için, iş ve aş için, insan hakları ve özgürlük için” mücadele etmedikleri sürece adaletsizliğin önlenemeyeceğini söyledi.

Selçuk Göktaş (Genel Sekreter)

Sendikamızın örgütlü olduğu ama farklı nedenlerle de olsa iç örgütlülük sorunlarının yaşadığı işyerlerindeki karşılaşılan sorunları paylaştı. Hassas bir süreçten geçildiğini belirterek; bu süreçte temsilcilerimizin sorumlu davranmasının önemini vurguladı. “Bu örgüt sizin, bu örgütte yaşanan kimi sorunları ya da sorun olmayan kimi noktaları sorun gibi göstermeye çalışanlar mutlaka olacaktır” ve örgüt içi sağlıklı bir iletişim ağının örülebilesi için her temsilcimizin bilgilendirmeyi talep etme hakkı olduğunu hatırlattı. Sendikamızın işkolunda belirleyici sendika olması için örgütlenmek kadar, kararlı bir duruşun da zorunlu olduğunu söyledi.

Toplantının sonucunda, Genel Temsilciler Kurulu hazırlık komitesi adına sonuç bildirgesini, Paksan işyeri Baştemsilcimiz Rıfat Codura tarafından okundu. Yapılan oylama sonucunda, tüm kararlar oybirliği ile alındı.

 

(Birleşik Metal-İş Gazetesi, Sayı 172'den)