![]() |
BİRLEŞİK METAL-İŞ Eylül 2006 |
|
Grup toplu iş sözleşmelerinde üç ayrı sendikanın ayrı teklifler vermesi, ayrı müzakere yürütmesinin metal işçilerinin aleyhine bir durum olduğu çok söylenir. Sendikal bölünmenin, metal işçilerinin gücünü zayıflattığı tespiti yapılır ve üç sendikanın birlikte hareket etmesi, sendikal rekabete son verilmesi gerektiği vurgulanır. Bu metal işkolundaki sendikal gerçeği bilmemekten kaynaklanmaktadır. Metal işkolunda bir sendikal rekabet yoktur. Metal sözleşmelerinde yaşanan, sendikaların birbiriyle daha fazla hak elde etmek için yarışmaları, rekabet etmeleri değildir. Bunun tam tersi sözkonusudur. Metal işçilerinin hakları, metal işverenlerinin dilekleri doğrultusunda taşeron örgütlenme Türk Metal aracılığıyla bastırılmasıdır. Türk Metal'in gruptaki rolü, metal işçilerinin birlikte mücadelesini engellemek, işverenlerin çıkarlarını harfiyen yerine getirmektir. Bu konumuna, 12 Eylül askeri darbesi marifetiyle ve Türkiye'nin hakim sınıflarının metal işkolundaki sendikal tercihi olduğu için gelmiştir. Darbe sonrasında yeni sendikalar yasası yürürlüğe girdiğinde, sendikal üyelik, işyeri ilan tahtalarına asılan duyurularla gerçekleştirilmiştir. DİSK ve bağlı sendikaları o gün kapatılmış ve metal işverenleri işçi isim listelerini Türk Metal'e vererek, Maden İş'in örgütlü olduğu hemen bütün işyerlerini Türk Metal'e teslim etmişlerdir. Metal işkolunda bir sendikal rekabet olduğunu iddia etmek, Türk Metal'in bir sendika olduğunu kabul etmek demektir. 12 Eylül yasal düzenlemeleri ve sermaye desteğiyle ayakta duran bu yapılanma, sendikal rekabetin değil, sendikal tekel anlayışının sonucudur. Esas işlevi, DİSK'in önünü kesmek olan bir yapıyla ortak hareket edilebileceğini sanmak en hafif deyimle aymazlıktır. Metal işkolunda birliğin nasıl sağlanacağının örneğini ise metal işçileri göstermişlerdir. 1990 sözleşme süreci ve 1998 isyanları metal işçilerinin birliğinin mümkün olduğunun yakın tarihimizdeki kanıtlarıdır. Metal işçilerinin sorunları ortaktır ve taşeron yapılanmaya rağmen ortak mücadele etmeleri mümkündür. Bunun taşıyıcısı ise Birleşik Metal İş sendikasından başkası değildir. Metal işkolunda sorun sendikal rekabetin olması değil, olmaması; metal işçilerinin özgür iradeleriyle (yasalar ve sermayenin baskıları nedeniyle) sendikal tercihlerini yapamamalarıdır. Bu anlamda sendikal rekabetten değil, sendikal garabetten söz etmek daha doğru ve daha ahlaklı bir yaklaşımdır. (Birleşik Metal-İş Gazetesi, Sayı 177 TİS eki'nden) |