amblem

BİRLEŞİK METAL-İŞ

Eylül  2006


İSO (İstanbul Sanayi Odası) verileri ve

MESS’İN İDDİALARI

500 Büyük Firma sonuçları açıklanmadan önce yayınlanan, üretim ve ihracat rekorlarına ilişkin rakamlar, büyük metal şirketlerini toplu sözleşmeler öncesi baskı altına aldığından, MESS yöneticileri araştırmanın sonuçlarına büyük bir iştahla sarılmışlardır.

Burada biraz duralım! Çünkü İSO verileri MESS yöneticilerinin işine gelmeyecek sonuçlar içeriyor.

İSO her yıl 500 Büyük Sanayi Kuruluşu ile ilgili verileri yayınlamaktadır. Bu veriler, Türkiye ekonomisinin, ihracatının, üretiminin büyük bir oranını elinde tutan firmaların durumunu yansıtması açısından değerlendirilmesi gereken verilerdir.

İSO Başkanı Tanıl Küçük bu yıl yayınlanan rapora yazdığı önsözde olumsuz bir tablo çizmekte ve şöyle demektedir: “Kurda yaşanan dalgalanma, YTL’deki aşırı değerlenmeyi bir miktar törpülenmesiyle rekabet gücü açısından olumlu bir etki yaratmış, ancak diğer taraftan, sanayi kuruluşlarımızın gündemine farklı kalemlerde ciddi maliyet artıları taşımıştır. Dalgalanmanın yol açtığı kur ve faiz artışlarını takiben, iç pazarda durgunluk eğilimleri ortaya çıkmıştır. İç pazarın küçülmesi üretimin de küçülmesine yol açacaktır.

Önümüzdeki dönemde üretimin olumsuz etkilenmemesi ihracatta gösterilecek başarıya bağlıdır. Beklentimiz ihracatı ve üretimi destekleyecek önlemlerin süratle hayata geçirilebilmesidir. Aksi takdirde, 2006 yılı 500 Büyük sonuçlarının 2005’ten de olumsuz çıkması ihtimali giderek artacaktır.”

500 Büyük Firma Sonuçları yayınlandıktan sonra özellikle metal işkolunda grup toplu sözleşme dönemi olması nedeniyle, MESS yöneticileri 500 Büyük Sonuçları üzerinden açıklamalar yapmaya başlamışlardır. 500 Büyük Firma sonuçları açıklanmadan önce yayınlanan, üretim ve ihracat rekorlarına ilişkin rakamlar, büyük metal şirketlerini toplu sözleşmeler öncesi baskı altına aldığından, MESS yöneticileri araştırmanın sonuçlarına büyük bir iştahla sarılmışlardır.

Burada biraz duralım! Çünkü İSO verileri MESS yöneticilerinin işine gelmeyecek sonuçlar içeriyor.

1) Kişi başına brüt katma değer üretiminde metal işkolunda 2001-2005 arasındaki dönemde yüzde 81 oranında artış olmuş ancak aynı dönemde ücretler yüzde 38 oranında artmıştır. Dolayısıyla, göreli ücretler yüzde 24 oranında erimiştir. İşçiler, daha verimli ama daha ucuza çalışmaya başlamışlardır. Ücret artışları açısından metal işkolundaki ücret artış hızı, metal dışı sanayilerdeki ücret artış hızının gerisinde (yüzde 30) kalmıştır.

2) 2005 yılı itibariyle yaratılan brüt katma değerde sermayenin metal işkolundaki kar oranı yüzde 22’dir. Diğer işkollarında ise kar oranı yüzde 9’dur. Dolayısıyla diğer sektörlerde yaşanan sorunları metal işkoluna genelleştirmek mümkün değildir.

3) Sektörler itibariyle ödenen KDV ve diğer dolaylı vergilere bakıldığında metal sermayedarları yine avantajlıdır. Metal sermayedarlarının ödedikleri vergilerin brüt katma değere oranı yüzde 10 iken, metal dışı sanayicilerin ödedikleri vergi oranı yüzde 61’dir.

İSO verileri, başkasının ödediği vergiyle, maliyetlerimiz yüksek edebiyatı yapabilmek için MESS yöneticilerine yeterli desteği vermemektedir.

4) Metal sanayicilerinin yeni makinelerinin amortismanına ayırdıkları pay da diğer sektörlere göre yüksektir. Metal sermayedarları amortismana yüzde 21 pay ayırırken, diğer sektörlerdeki sanayiciler sadece yüzde 10 pay ayırabilmektedirler.

Dolayısıyla, metal sanayicileri, sabit sermaye yatırımlarını amorti edebilmekte, sermaye birikimlerini büyütebilmekte bunun sonucunda da birim maliyetlerini aşağıya çekerek rekabetçi konum tutabilmektedirler.

5) Metal sanayicilerin diğer sanayilere göre daha yüksek oranda ödeme yaptıkları kalem ise faizlerdir. Metal sanayicileri brüt katma değerin yüzde 5’ini diğer sanayiciler ise yüzde 3’ünü faiz olarak ödemektedirler. Diğer kalemlerle karşılaştırıldığında faiz ödemelerindeki farklılık önemsenecek düzeyde değildir.

Bu verilerden sonra, dengeli ve tarafların çıkarlarını gözeten bir sözleşme istediklerini söyleyen MESS yöneticilerinden, daha ucuza çalıştıran, daha yüksek oranda kar eden, daha az vergi ödeyen, sabit sermaye oranlarını yükselterek birim maliyetlerini düşürenlerle işçiler arasındaki dengeyi nasıl kuracaklarına yönelik açıklama beklemek hakkımız. Lübnan’da savaş, Ortadoğu’da gerilim ve AB İlerleme Raporu gerekçeleri metal işçilerini tatmin etmemektedir.

Onlar, son 2 yıl içinde nasıl yoğun biçimde çalıştıklarının, aldıkları ücretin nasıl eridiğinin farkındadırlar.

Metal işçilerine kimse verimsiz çalışıyor, üretimi aksatıyor diyemez.
 

(Birleşik Metal-İş Gazetesi, Sayı 178 TİS eki'nden)